Etiket arşivi: sayı 37

Kadına Şiddetin Hipernormalizasyonu

hiper2

Gazetelerin üçüncü sayfalarında her gün yayınlanan haberler, ana haber bültenlerinde 45 saniyelik görüntülerle servis edilen “dramlar”, öğlen kuşağı programlarında her gün bir yenisi ortaya çıkan “skandallar”… Kadınlara ve çocuklara yönelik tacizler-tecavüzler, faili erk’ek olan cinayetler, sürekli olarak artan erkek şiddeti… Şiddet, özellikle toplumsal cinsiyet temeline dayanan haliyle, artık yaşamlarımızın bir parçası haline getirilmiş vaziyette. Şiddet […]

Devamını oku

Militarizmin Modası – Nergis Şen

1

Moda, bir süre bir şeye karşı toplumca gösterilen aşırı, yaygın düşkünlük olarak tanımlanır. Moda, kapitalizmin kadınları ele geçirmede en çok kullandığı araçlardan biridir. Gazete sayfalarıyla, televizyon ekranlarıyla, reklam panolarıyla, mağazaların birbirinden şık tasarlanmış vitrinleriyle kadınların algılarını kilitler ve hemcinsleri içerisinde bir “güzellik” rekabetine sürükler. Moda sürekli değişir. Değiştikçe de, sürekli tüketen ve modayı yakalamaya çalışan […]

Devamını oku

Alternatif Okul Mümkün Mü?

eylem korkmaz

  Merhaba Eylem, öncelikle genel olarak alternatif eğitimden kısaca bahsedebilir misin? Ana akım eğitimin tarihine baktığımızda, bunun makbul vatandaş ve belirli bir beceride iş gücü yetiştirmek için ortaya çıktığını görüyoruz. Aslında burada çocuk yoktur, insan da yoktur. Alternatif eğitim hareketi ise bunun karşıtı olarak ortaya çıkmıştır. Bu hareketin içinde birbirinden çok farklı yaklaşımlar var. Ancak […]

Devamını oku

Yapay Et – Aysel Özdemir

Yapay et 3

Bundan 10 sene ya da 20 sene sonra marketlerin şarküteri bölümlerindeki fiyat fişlerinde şöyle yazıların yazdığını görmek niçin şaşırtıcı olsun ki: “Yapay Dana: 20 Lira, Gerçek Dana: 60 lira, Organik Gerçek Dana: 100 lira”. Alın size, her cebe, her toplumsal sınıfa uygun yiyecek! Teknoloji ve genetik bilimi yeni bir tartışma konusunu daha önümüze koydu. Son […]

Devamını oku

Amadeus Değil MARiA ANNA MOZART – Deniz Özer

2

Virgina Woolf “Kendine Ait Bir Oda” kitabının bir bölümünde, Shakespare’in kız kardeşi olsaydı, onun da adı ve eserlerinin günümüze ulaşıp ulaşamayacağını hayal etmiş; dönem kadınlarının toplumsal ezilmişliğini ve yoksullar ile zenginler arasındaki ayrımı sorgulamıştı. Woolf, Shakespeare’in kız kardeşi hakkında şunları söylemişti; “Shakespeare’in yaşadığı dönemde, onunla aynı dehaya sahip bir kadın olamazdı. Çünkü Shakespeare gibi dâhiler; […]

Devamını oku

BiZiM MARATONUMUZ – Gizem Şahin

1-20

Maraton, sporda uzun mesafeli, sert yollarda yapılan mukavemet koşusu olarak geçer. Diğer bir anlamı da dayanıklılık ve direnç gerektiren uzun süreli bir iştir. “Bizim” yaşamlarımız gibi… Bir maraton koşusunun her yenisi düzenlendiğinde bir şeylerini değiştirirler. Yeri, zamanı, kazananı, kaybedeni ve kuralları değişebilir. Bir yıl asla değişemeyecek olan bir kural, bir bakmışız değişmiştir. Sadece bir maraton […]

Devamını oku

Rana, Emad ve Forushande

aaaaaaaaaaaaa

Rana, Emad ve Forushande İranlı yönetmen Farhadi’nin Satıcı/ Forushande filmin hikayesinde hep erkekler önde olsa da geride acıyı yaşayan hep kadınlar oluyor. Yeni taşındığı evde tecavüze uğrayan Rana, kocası ve tecavüzcünün hikayesi.   Hemen her gün bir taciz-tecavüz olayı yaşadığımız bu ataerkil sistemde, biz kadınların durumu ile ilgili gerçekçi filmlere ne yazık ki çok rastlanmıyor. […]

Devamını oku

YALINAYAK – Kadın Tutsaklara Tecrit ve İşkence: Görülmüştür

sss

Kadın olmak yaşamın her alanında zorken hapishanede kadın tutsak olmak iki kere zordur. Her savaşta, her saldırıda bir kere iradene saldırır devlet, bir kere de kadınlığına. İraden ne kadar dayanırsa, kadınlığın o kadar maruz kalır işkenceye, baskıya, tecrite. Devlet hapishanelerdeki devrimci tutsakları yıldırmak için hep yeni uygulamalara, yeni yasaklara başvurmuş- tur. Bu yasakları artırmak istediğinde, […]

Devamını oku

Kadın Başına Tek Başına – Özge Bal/Havva Kızılay

Birçok şey yaşarız biz kadınlar. Yedimizde de yetmişimizde de üzerimizden hiç eksik olmaz elleri, dilleri, bizim için yazılmış kaderleri. Yaşamak zorunda bırakıldıklarımızla geçer ömrümüzün büyük bir kısmı. Yaşamak istediklerimizse sorulmaz, bilinmez… Kimsenin derdi eksik olmasa, yine herkesin derdi bize düşer. Acımız, öfkemiz, derdimiz olur bizim ama çoğu zaman laf olur diye anlatamayız dertlerimizi bir başkasına, […]

Devamını oku

“BES E” DiYORUZ – Merve Demir

5 metre bir masa, etrafında afilli dönen sandalyeler, herkesin önünde küçük ekranlar, bir bardak su. Bir toplantı masasında olması gereken her şey, olması gerekenler olmasa da alınan bir toplantı. Salonlar değişir, konular değişir, toplantıya girenler değişir. Ancak masa, masanın üzerindekiler ve başkalarının adına alınan kararlar hep benzerdir. Yine rutin olan gerçekleşti; bir sabah uyandık ve […]

Devamını oku

Anarşistlerin Teori ve Pratik Tartışmaları (3) : Radikal Coğrafya Tartışması

harita

  D. Harvey’nin S. Springer’e Cevabı “Dinle Anarşist!” Simon Springer’in “Radikal Bir Coğrafya Neden Anarşist Olmak Zorundadır?” Makalesine Kişisel Bir Yanıt Simon Springer, radikal bir coğrafyanın neden köhne bir Marksist yaklaşımdan çok taptaze anarşist bir yaklaşım benimsemesi gerektiği konusunda etkili ve ihtilaflı bir makale yazdı. Bu türden her polemikte olduğu gibi Springer’in makalesinde de bir […]

Devamını oku

Bilim Erkekleri Küfürü Bilimselleştirdi – Meltem Çuhadar

Evde, sokakta, trafikte, futbol tribünlerinde, romanlarda, filmlerde… Küfür; yaşamımızın her alanına sızmış, varlığı kabullenilmiş, kadını aşağılamanın algılarda oldukça normalleşmiş halidir. Bilimciler, geçtiğimiz günlerde küfrün “aslında iyi bir şey “olabileceğini söyleyen bir takım çalışmalar yaptılar. Yapılan son araştırmalara göre, küfretmek daha çok espri yapmak ve samimi olmakla alakalıymış! Cambridge Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Still; ABD, Hollanda, […]

Devamını oku

Popülist Muhafazakarlık – Ece Uzun

kavga

        Yeni muhafazakarlığın coğrafyamızdaki temsilcisi AKP iktidarının kadın politikasının amacı; toplumda kadının, kendini değerli bulduğu ve kendisi için özel alanlar talep ederek özgür olduğu hissiyatına kapılmasını sağlamaktır. AKP iktidarı uyguladığı kadın politikasıyla yalnızca siyasi tabanına, muhafazakar kadınlara hitap etmeyerek toplumdaki tüm kadınları bu politikaya sıkıştırmak istemektedir. Yeni muhafazakarlığın cazibesine kapılarak yaratılmak istenen […]

Devamını oku

Anarşist Yayınlar Dizisi (12) Brezilya’da Anarşist Yayınlar

aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

Anarşist Yayınlar isimli yazı dizimizin 12. bölümünde, anarşist süreli yayınlar bakımından en zengin coğrafyalardan biri olan Brezilya’yı inceliyoruz. Farklı formatlarda birçok alana yayılmış bir yayıncılık geleneğiyle bezeli olan Brezilya’da anarşist yayıncılık üzerine çalışmamızı 3 ayrı başlıkta şekillendirdik. Arjantin’le birlikte anarşist hareketin toplumsal etkisinin en yüksek olduğu ülke olan Brezilya’da anarşizm, genel karakteri itibariyle diğer Güney […]

Devamını oku

Kâr İçin Saklanan İlaçlar Yaşamları Çalıyor

yerli-ilac

İlaç fiyatlarını belirleyen ve beş bakanlık temsilcisinin bulunduğu Fiyat Değerlendirme Komisyonu’nun 3 Ocak’ta aldığı zam kararından sonra, bazı üretici ilaç şirketi ve ecza depolarının, stoklarında olmasına rağmen, ecza deposu/eczanelerin taleplerini geri çevirdikleri ve fiyat artışı olacak ilaçların satışlarını yapmadıkları, ilaçları ancak fiyat artışının geçerli olacağı 20 Şubat’tan itibaren piyasaya sürecekleri ortaya çıkmıştı. TİTCK (Türkiye İlaç […]

Devamını oku

BU BiR iSYAN ŞARKlSl DEĞiL

“Etnisite, kültür, kimlik konularındaki hararetli tartışmaların olmazsa olmazı ‘Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi…’ tekerlemesinin tam göbeğinde adları geçse de Lazların…” diye başlıyor Nilüfer Taşkın’ın “Bu Bir İsyan Değil!” isimli kitabında bir bölüm. Lazların isimleri çok geçer laf arasında, ama pek tanınmazlar ya da -daha da kötüsü- yanlış tanınırlar. Fıkra kahramanları, şiddet severlikleri, ulus devletin bekçileri olmaları […]

Devamını oku

Devrimi Yaşayan ve Yaratan Özgür Kadınlar – Özlem Arkun

İberya*, 1868’den 1936’ya kadar taş üstüne taş konarak hazırlanan bir devrim süreci yaşadı. İberya’daki anarşistler şöyle diyordu, “Devrim yoktan var olmayacak, devrim güçlü ve sağlam bir zemine ihtiyaç duyar, bunu yaratmanız gerekir.” İberya’nın anarşizmle tanıştığı 1868’den itibaren, anarşistler ilmek ilmek bir geleneği ördüler. Eşek üzerinde köy köy gezen anarşistler, gittikleri her yerde baskıya karşı halkın […]

Devamını oku

Nusaybin’de Katliam ve İşkence – Mercan Doğan

16991630_1289429531145862_7595647718757726153_o

Daha önceden hiç Koruköy’ü duymuş muydunuz? Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı küçük bir köy, hani şu 90’lı yıllarda, askeriyle polisiyle yerle bir edilen Kürdistan köyleri var ya, onlardan biri. Evleri yakılan, çocukları, eşleri, kadınları ve erkekleri birbirlerinin gözleri önünde katledilen ya da kaybedilen onlarca insanın memleketi. 1995 yılından sonra köylerini terk etmeye zorlanan fakat ortamın yumuşamasıyla […]

Devamını oku
Giriş
Login