Sendikalı oldukları için işten çıkarılan Kod-A işçilerini, Yenibosna’daki şirket önünde ziyaret ettik. 3 Ekim’den bu yana çeşitli eylemliklerle direnişlerini sürdüren Kod-A işçilerinden Nurten Varlık, Güven Yavuz ve Yusuf Saltan ile Meydan Gazetesi olarak bir röportaj gerçekleştirdik.

Meydan: Direnişiniz nasıl başladı, süreci anlatabilir misin?

Nurten Varlık: Yaklaşık 3 senedir bu şirkette çalışıyorum. Zaten sürekli olarak işçilere uygulanan baskılar vardı. Bunlardan bazıları fazla çalışma saatleri, 10 dakikaya kadar düşürülen çok kısıtlı molalar. İşçilerin sendikalaşma süreci yaklaşık 3-4 aydır olsa da aslında süreç 2016’ya dayanıyor.

Güven Saltun: Sendikamız yeterlilik sayısına ulaştıktan sonra şirkete yazılı kağıt gönderdi. Daha sonra şirket yetkilileri sendikayla ilişkili olduğunu bildikleri çalışanları çeşitli işlerle yıldırmaya çalıştı. Önce 3 kişiyi sonra 9 kişiyi sürgün denilebilecek yerlere, Arnavutköy’de oturan arkadaşımızı Avcılar’a, Başakşehir’de oturan arkadaşımızı Üsküdar’a, diğer arkadaşları çeşitli yerlere sürdü ve işten çıkarmaya çalıştı.

Yusuf Saltan: Şirket şartları çok zordu. İşçilere o kadar kötü davranıyorlardı ki suyumuzu sebilden içerken bile durarak değil gidip gelme yolunda içmemiz gerektiğini söylüyorlardı. Verdikleri akbilde çok az para vardı, bizleri başka yerlere sürdüklerinde 107 Lira olan akbilimizin yetmediğini söylesek de “bize daha iyi önerilerle gelin” şeklinde dalga geçen kelimeler kullanıyorlardı.

Bizi sendikalı olduğumuz için işten çıkardıklarına dair bir kanıtımız yok. Çünkü akbil paramız ve yemek paramız yetmediği için bizleri sürgün ettikleri projelerde akbili ve yemeği kendi cebimizden harcamak zorunda kalıyorduk, biz de karar alıp projelere gitmedik. Onlar da bunu bahane göstererek verdiğimiz projeyi yapmadığınız için sizi işten çıkartıyoruz dediler. Tazminat davası açtık. İşe iade davası şu an 8 kişi için açıldı.

Direniş kararını ne zaman aldınız?

N.V: Şirketteki sorunları zaten biliyorduk. Bunların propagandasını defalarca yaptık. Sendikanın yazdığı kağıdı aldıktan sonra sendikalı olduklarını bildikleri işçilere daha fazla baskı uyguladılar, biz de bu durumda zaten bir direnişin olması gerektiği düşünüyorduk ve 3 Ekim’de şirketin önünde oturma eylemliklerimize başladık.

İçeride çalışan kaç sendikalı işçi var?

Y.S: Yüzde yetmişlik bir çoğunluğumuz içeride çalışıyor.

Sendikalı olmayan Kod-A işçileri direnişi nasıl karşılıyor?

G.S: Arkadaşlarımızın aktardığına göre yetkililer “onların yanına gitmeyeceksiniz, giderseniz size dava açarım, yaptıkları hukuksuz, iş verdim yapmadılar, onların yanına gidip onların sosyal medyadan paylaştığı herhangi bir şeyi beğenirseniz sizi işten çıkartırım” gibi tehditlerde bulunsalar da şirkete rağmen bize dayanışmaya gelen arkadaşlarımız var. Arkadaşlarımıza cesaret verdiğimizi düşünüyoruz her molada neredeyse 40-50 kişi geliyor.

İşçi direnişlerinde her zaman karşılaşırız polis taciziyle. Siz böyle bir durum yaşadınız mı?

G.S: Burada çok fazla karşılaşmadık İzmir’deki arkadaşlarımızın yaşadığını biliyoruz.

Şirket ile tekrardan bir görüşme sağlanacak mı?

N.V: Şimdilik mahkemeyi bekliyoruz, sendika yeterlilik sayısı kanıtlanınca sendikamızla şirket arasında bir görüşme sağlanacak.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Y.S: Direnişimiz sürecek, herkesten de dayanışma göstermesini istiyoruz.

Röportaj için teşekkür ediyoruz. Bu haklı mücadelenizde bizler de Meydan Gazetesi olarak yanınızdayız.

Bu röportaj Meydan Gazetesi’nin 41. Sayısında yayınlanmıştır.

Gazetemizde yayınlanan tüm yazılara arşiv bölümünden ulaşabilirsiniz.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Giriş
Login