27 Kasım Perşembe sabahı, saat beş sularında Yalova Belediyesi’ne bağlı ekipler çevik kuvvet eşliğinde Tonami meydanına gelerek 158 ağacı, köprülü kavşak projesini gerekçe göstererek kestiler. Peki, neydi kavşak projesi? Kim başlatmış kim devam ettirmişti? Biri iktidar diğeri iktidar olma hırsı ile yanıp tutuşan iki siyasi partiyi nasıl da ortaklaştırıvermişti yaşama saldırmak konusunda?

Aslında proje AKP döneminde başlıyor. Sonra belediyeyi alan CHP hız kesmeden devam ediyor. Her şey kılıfına uydurulup çalışmalara başlanıyor. Yeni belediyenin yaptığı bu hareket tepki çekiyor. Tanıdık bir iktidar refleksiyle karşılıyorlar tepkileri: “Yerine yenileri dikilecek…”

Yaşam savunucuları belediye meclisi toplantısını basıyor. Fiziki ve gazlı saldırı gerçekleşiyor, yaşanan saldırının ardından görüşmeler iptal ediliyor. Bunun ardından gelen sorulara verilen cevaplar da tanıdık: “Bu şekilde olmasını istemezdik, gazı sıkan zabıta gerekli cezayı alacaktır.”

Yalova’da AKP döneminde yapılan talanlara her fırsatta karşı durduğunu beyan eden CHP’nin, önceki iktidar tarafından planlanmış katliama aynı kaygılarla devam ettiği aşikâr. Burada özellikle dikkat edilmesi gereken tutarsızlık, bu talan meselesinin nasıl oy savaşına dönüştüğüdür. AKP katliamı başlatıyor, CHP’yi katliam yapmakla suçlayıp, yeni oylar peşinde koşuyor, ama oyları aldıktan sonra aynı katliamı devam ettiriyor.

İster AKP ister CHP, ister başka biri olsun. Mesele rant olunca, mesele yaşama düşman olmak olunca, projeyi AKP yapar, taşeronluğunu CHP, asfaltı da MHP atar. Üstüne üstlük bütün bunları yaparken birbirlerine “ağaç düşmanı” diyerek ahkâm kesmekten de geri durmazlar. Belediyeler, devletler ve efendiler değişir: değişmeyen şey efendilerin ağaç, insan ya da hayvan demeden devam eden katliam geleneğidir!

Bütün bu kavgaları bir kenara koyarsak daha doğrusu bu kavgaların arasında kaybolmadan bunlara karşı “kendi kavgamızı” örersek, işte o zaman kazanırız. İşte o zaman, biz Yalovalılar yeni talan projelerini karşılayabilir; güçlü bir direniş hattı oluşturabiliriz. Yani, bugün Yalova’yı bekleyen talan projeleri – Gökçedere Barajı’na alternatif yeni baraj projesi, Taşköprü tarım arazileri ve derelerin içine yapılacak olan Organize Sanayi Bölgesi, Güneyköy’de bulunan taş ocaklarının kapasite artırımı, Yeni Adliye Binası için Araştırma arazisinde kesilecek ağaçlar, yarın biz Yalovalıların ve yaşam savunucularının zaferleri olarak anılabilir.

 

Metehan Yanık

Bu yazı Meydan Gazetesi’nin 23. sayısında yayımlanmıştır.

Gazetemizde yayınlanan tüm yazılara arşiv bölümünden ulaşabilirsiniz.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Giriş
Login