Az

Azer

  Galyalılar, Kimriler, Vaskonlar ve Ligürler olmak üzere dört farklı soyun yerleştiği Galya; kırktan fazla halk topluluğunun arasında bölünmek sureti ile komşusu Germania gibi bir konfederasyondu. Ona ilk anayasasını tabiat sağlamıştı, özgür halkların anayasası; birlik ise ona fetih ile beraber gelmişti ve sezarlarının eseri idi. P.J.Proudhon, Federasyon İlkesi Proudhon’un Federasyon İlkesi’nde geçen Galya, sınırları Fransa […]

Devamını oku

Kadınlar Evine Dönmeyecek – Ayşe Yılmaz

20914561_1933003400313231_3763608294941185208_n

Babaya da, polise de, devlete de sözümüz aynı: Kadınlar evine dönmeyecek! Bir kadın, evli olduğu erkek tarafından şiddet gördüğünde, ailesine dönerse çoğu kez babanın cevabı bellidir: “Olsun, aranız düzelir, ne olursa olsun senin kocan o. Yuvanızı bozmayın. Evine dön kızım.” Şiddet devam ettiğinde, çaresiz kaldığını düşünen kadın bu sefer polise giderse yine aynı sözleri duyar: […]

Devamını oku

Ne Fark Eder? – Zeynep Kocaman

DD_vJglXgAEUcVg

Müftüye nikah kıyma yetkisi getiren yasa, diğer OHAL yasaları gibi apar topar hiç vakit kaybettirmeden uygulamaya konulmak üzere meclisten geçti. Toplumda dini otoriteyi sağlayan Diyanet’e ve toplumdaki bireyleri dini konularda bilgilendirmekle görevli müftülere neden böyle bir yetki verildi? Son günlerde birçok farklı mecrada bu sorunun cevapları üzerine tartışılıyor. Öncelikle bu yasa kimin eliyle hazırlandı ve […]

Devamını oku

Ha Müftü Ha Memur, Nikah Kıyımı Kadın Kıyımıdır – Ece Uzun

imam

  Evliliğin Tarihsel Gelişimi Kadın ve erkek yüzyıllardır birbirini tamamlayan iki unsur olarak anlatılır. Çağlar boyunca kimi zamanlarda değişkenlik gösteren cinsiyet rollerine rağmen kadın ve erkek hep bir aradadır. İlkel topluluklarda avcılıkla uğraşan erkek ve toplayıcılık yapan kadın, yaşamın sürdürülmesinde zorunlu bir ilişki halindedir. Bu zorunlu ilişki aynı zamanda ruhsal ve bedensel birleşmelerle soyun devamlılığını […]

Devamını oku

Ne İsmi Ne Cismi Lazım – Özlem Arkun

heykel1

2015 yılında Anarşist Kadınlar olarak düzenlediğimiz “Jinekolojinin Erkek Tarihi” etkinliğinde tanışmıştık Anarcha, Lucy ve Betsey ile. Etkinliği birlikte gerçekleştirdiğimiz, Katalonya Ca La Fou kooperatifinden gelen Klau, Anarchagland adlı bir projede yer alıyordu. Klau etkinliğin ardından yaptığımız röportajda hayatları işkencelerle geçen bu kadınların adlarının unutulmaması ve vajinadaki salgı bezlerinin onların adıyla anılması için çalıştıklarından bahsetmişti. Çünkü […]

Devamını oku

Şili’de Kadınlar Kazandı – Pelin Derici

20375681_1920140131599558_103483213783040352_n

  Dünyanın dört bir yanında, kadınların mücadelesi, kadınların dayanışmasıyla sürüyor. Erkek egemen sistemde, kadınların yaşadıkları adaletsizliklere karşı, milyonlarca kadın sokakları doldurup öfkelerini haykırıyor. Son yıllarda, Güney Amerika’da yükselmekte olan kadın mücadelesi, Arjantin’de kadın katliamlarına karşı oluşturulan Ni Una Menos (Bir Kişi Daha Eksilmeyeceğiz) eylemleri ve kampanyası ile geniş yankı uyandırırken, Şili’de son yıllarda gerçekleştirilen kürtaj […]

Devamını oku

OHAL’de Taciz, Tecavüz, Şiddet; Kadın Her Halde Direniyor – Özlem Arkun

indir

Geçtiğimiz OHAL’in ilanından bu yana birçok kadın şiddete uğradı, birçok çocuk istismar edildi, farklı cinsel yönelimlere sahip bireyler hakaretlere ve saldırılara maruz kaldı. Bu olayların bazıları kamuoyuna yansıdı, saldırganlar hakkında davalar açıldı. Bu davaların birçoğunda saldırganlar serbest bırakıldı, mağdurlar ise giydikleri nedeniyle, o saatte sokakta olmaları nedeniyle başına gelenlerden sorumlu tutuldu. Bu coğrafyada bu tabloya […]

Devamını oku

“Tedavi” Cinsel Şiddete Cinsel Şiddet “Tedavi”ye Dönüşürse – Merve Arkun

Histeri

Kadınlar tarih boyunca erkek egemenler tarafından çeşitli sıfatlarla anıldı; vahşi, tehlikeli, ölümcül ya da pis olmakla yaftalandı. Kadının bedeni de benliği de sürekli olarak erkeğin birkaç adım gerisine hapsedildi. Erkek egemenler kadının bedenini, kendi hakimiyetleri doğrultusunda şekillendirdi, kullandı. Kadının bedeni tehlikeli ya da uysallaştırılamaz olarak görüldükçe; türlü yollara başvuruldu. Bu, her alanda olduğu gibi, tıp […]

Devamını oku

Kadın Kadına Devrime – Nergis Şen

anarşist kadınlar

Sokaklardan, meydanlardan yükselen şarkılar, ana haber bültenleri, tartışma programları ve program aralarına serpiştirilen reklamlar… 2017 yılına girdiğimizden beri konuşulan referandum çalışmaları artarak sürüyor. Ve referandumla beraber tüm siyasi süreç “Evet-Hayır”dan ibaret. Tüm siyasi sürecin “Evet-Hayır” üzerinden şekillenmesi, iktidar ve muhalefet arasındaki bu kavgada kaçınılmazdı. İktidara talip olanların arasındaki bu kavgaya sıkışmışlık her ne kadar anlaşılır […]

Devamını oku

Kadına Şiddetin Hipernormalizasyonu

hiper2

Gazetelerin üçüncü sayfalarında her gün yayınlanan haberler, ana haber bültenlerinde 45 saniyelik görüntülerle servis edilen “dramlar”, öğlen kuşağı programlarında her gün bir yenisi ortaya çıkan “skandallar”… Kadınlara ve çocuklara yönelik tacizler-tecavüzler, faili erk’ek olan cinayetler, sürekli olarak artan erkek şiddeti… Şiddet, özellikle toplumsal cinsiyet temeline dayanan haliyle, artık yaşamlarımızın bir parçası haline getirilmiş vaziyette. Şiddet […]

Devamını oku

Yapay Et – Aysel Özdemir

Yapay et 3

Bundan 10 sene ya da 20 sene sonra marketlerin şarküteri bölümlerindeki fiyat fişlerinde şöyle yazıların yazdığını görmek niçin şaşırtıcı olsun ki: “Yapay Dana: 20 Lira, Gerçek Dana: 60 lira, Organik Gerçek Dana: 100 lira”. Alın size, her cebe, her toplumsal sınıfa uygun yiyecek! Teknoloji ve genetik bilimi yeni bir tartışma konusunu daha önümüze koydu. Son […]

Devamını oku

Amadeus Değil MARiA ANNA MOZART – Deniz Özer

2

Virgina Woolf “Kendine Ait Bir Oda” kitabının bir bölümünde, Shakespare’in kız kardeşi olsaydı, onun da adı ve eserlerinin günümüze ulaşıp ulaşamayacağını hayal etmiş; dönem kadınlarının toplumsal ezilmişliğini ve yoksullar ile zenginler arasındaki ayrımı sorgulamıştı. Woolf, Shakespeare’in kız kardeşi hakkında şunları söylemişti; “Shakespeare’in yaşadığı dönemde, onunla aynı dehaya sahip bir kadın olamazdı. Çünkü Shakespeare gibi dâhiler; […]

Devamını oku

BiZiM MARATONUMUZ – Gizem Şahin

1-20

Maraton, sporda uzun mesafeli, sert yollarda yapılan mukavemet koşusu olarak geçer. Diğer bir anlamı da dayanıklılık ve direnç gerektiren uzun süreli bir iştir. “Bizim” yaşamlarımız gibi… Bir maraton koşusunun her yenisi düzenlendiğinde bir şeylerini değiştirirler. Yeri, zamanı, kazananı, kaybedeni ve kuralları değişebilir. Bir yıl asla değişemeyecek olan bir kural, bir bakmışız değişmiştir. Sadece bir maraton […]

Devamını oku

YALINAYAK – Kadın Tutsaklara Tecrit ve İşkence: Görülmüştür

sss

Kadın olmak yaşamın her alanında zorken hapishanede kadın tutsak olmak iki kere zordur. Her savaşta, her saldırıda bir kere iradene saldırır devlet, bir kere de kadınlığına. İraden ne kadar dayanırsa, kadınlığın o kadar maruz kalır işkenceye, baskıya, tecrite. Devlet hapishanelerdeki devrimci tutsakları yıldırmak için hep yeni uygulamalara, yeni yasaklara başvurmuş- tur. Bu yasakları artırmak istediğinde, […]

Devamını oku

Kadın Başına Tek Başına – Özge Bal/Havva Kızılay

Birçok şey yaşarız biz kadınlar. Yedimizde de yetmişimizde de üzerimizden hiç eksik olmaz elleri, dilleri, bizim için yazılmış kaderleri. Yaşamak zorunda bırakıldıklarımızla geçer ömrümüzün büyük bir kısmı. Yaşamak istediklerimizse sorulmaz, bilinmez… Kimsenin derdi eksik olmasa, yine herkesin derdi bize düşer. Acımız, öfkemiz, derdimiz olur bizim ama çoğu zaman laf olur diye anlatamayız dertlerimizi bir başkasına, […]

Devamını oku

Bilim Erkekleri Küfürü Bilimselleştirdi – Meltem Çuhadar

Evde, sokakta, trafikte, futbol tribünlerinde, romanlarda, filmlerde… Küfür; yaşamımızın her alanına sızmış, varlığı kabullenilmiş, kadını aşağılamanın algılarda oldukça normalleşmiş halidir. Bilimciler, geçtiğimiz günlerde küfrün “aslında iyi bir şey “olabileceğini söyleyen bir takım çalışmalar yaptılar. Yapılan son araştırmalara göre, küfretmek daha çok espri yapmak ve samimi olmakla alakalıymış! Cambridge Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Still; ABD, Hollanda, […]

Devamını oku

Devrimi Yaşayan ve Yaratan Özgür Kadınlar – Özlem Arkun

İberya*, 1868’den 1936’ya kadar taş üstüne taş konarak hazırlanan bir devrim süreci yaşadı. İberya’daki anarşistler şöyle diyordu, “Devrim yoktan var olmayacak, devrim güçlü ve sağlam bir zemine ihtiyaç duyar, bunu yaratmanız gerekir.” İberya’nın anarşizmle tanıştığı 1868’den itibaren, anarşistler ilmek ilmek bir geleneği ördüler. Eşek üzerinde köy köy gezen anarşistler, gittikleri her yerde baskıya karşı halkın […]

Devamını oku

Düşmüş Kadınlar – Devrim Varol

George_Frederick_Watts_Found_Drowned

Viktoryen Dönem’de “şeytana uyan” ya da “günah içinde yaşayan kadın”lar, “düşmüş kadın” olarak tanımlanıyordu. İngiltere’de sanayileşmeye başlayan ekonomiye rağmen ahlak, toplumsal yaşam üzerindeki etkisini sürdürmekteydi. Varolan ahlak normları, aristokrat ya da “alt sınıf” olduğu fark etmeksizin, tüm kadınları etkiliyordu. Dönemin kadınları yalnızca erkekler tarafından belirlenen alanlar içerisinde sosyalleşiyor; bunun dışındaki vakitlerde “iffetli” bir kadına yaraşır […]

Devamını oku
Giriş
Login